Amsterdam: İlk İzlenimler ve Şehir Turu
Sanırım Nisan’ın son zamanları Amsterdam‘a gitmek için güzel bir tarih, daha önce iki kere gidip çok keyif alamadığım Amsterdam’a bu sefer aşık oldum! Gittiğimiz ilk saatlerde bizi serin bir havayla karşılasa da sonrasında güneşi gösterdi ve montları bir kenara bırakmamızı sağladı. Saat altı civarlarında geldiğimiz için kaldığımız yerin arkasında sokak pazarının sonuna yetişebildik ama ona rağmen bizi cezbetmeyi başardı.
Aradığın Her Konuda, Önce Tavsiyemizi Dinle!
Sakin Bir Kahve Molası: BlueBird Deneyimi
Klasik turist olmamak adına Bulldog’a değil de BlueBird diye bir coffee shop’a gittik. Zaten yol üstündeki o koku her şeyi bastıracak güçteydi o yüzden bulmakta da çok zorlanmadık. Bulldog’un kalabalığı da yoktu; sakin sakin muhabbet ederek takılmak için daha ufak, daha az turistik coffee shop’ları tercih etmek daha doğru. Devamında turistliğe geri döndük ve “I Amsterdam” yazısı olsun, “Red Light” olsun bütün turistik yerleri gezdik aynı gün içerisinde. Zaten hepimiz daha önce geldiğimiz için keyif yapmayı tercih ettik. Hiç gece hayatını görmediğim için bu sefer önceden sordum ve Paradiso’yu tavsiye ettiler. Hevesli bir şekilde yola çıktık, Paradiso’yu da hemen bulduk ama erken olduğu için içeri alınmayınca hevesimiz biraz kırıldı. Biz de boş beklemeyelim diye tam karşıdaki Waterhole’a girdik. İçerde seni canlı müzik karşılıyor. Zaman öldürmek için girdiğimiz bu yerde inanılmaz eğlendik ve Paradiso’yu unuttuk açıkçası – hatta ertesi gün de aynı yere geldik. Her akşam farklı gruplar sahne alıyor ve gerçekten keyifli bir akşam geçirmenizi sağlıyorlar.
Amsterdam Tatilini Hemen Planla
Son Gün: Vondelpark’ta Huzur
Son günümüzü yıllardır Amsterdam’da yaşıyormuşuz gibi geçirdik açıkçası. Kanal kenarında Bagel & Beans’te bugüne kadar yediğim en iyi bageli yiyerek başladık günümüze. İçerisi ve çalışanları da bir o kadar sempatik olduğu için neşenizi hemen yerine getiriyor. Güzel kahvaltımızdan sonra bu sefer turistlik yapıp Bulldog’a uğrayıp Vondelpark’a geçtik. İçerde biraz yürüdükten sonra göletin kenarına oturup 3 saat uzandık sanırım. O kadar huzurluydu ki uçağım olmasaydı bir 5 saat daha oturabilirdik. Güneş kemiklerimizi ısıtıyor, kuş sesleri ruhumuzu dinlendiriyordu.
İlk kez Amsterdam’dan dönmek istemedim ve hatta bir süre de yaşamak istedim. Ama sürekli canımın tatlı istemesi ve durmadan donut yemek biraz sıkıntılı olabilir…
Sıkça Sorulan Sorular
Amsterdam'da üç günde hangi önemli yerleri ziyaret etmeliyim?
Amsterdam'da üç günde Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi ve Anne Frank Evi gibi önemli yerleri ziyaret etmelisiniz. Ayrıca, şehrin tarihi kanallarında bir tekne turu yaparak şehrin güzelliklerini keşfedebilirsiniz.
Amsterdam'da yerel lezzetleri nerede deneyebilirim?
Amsterdam'da yerel lezzetleri deneyebileceğiniz en iyi yerlerden biri Albert Cuyp Market'tır. Burada Stroopwafels, herring ve patates kızartması gibi geleneksel Hollanda yiyeceklerini tadabilirsiniz.
Amsterdam'da gece hayatı için hangi bölgeleri tercih etmeliyim?
Amsterdam'da gece hayatı için Leidseplein ve Rembrandtplein bölgeleri oldukça popülerdir. Bu bölgelerde birçok bar, kulüp ve canlı müzik mekanları bulunmaktadır.
Amsterdam'da bisiklet kiralamak için en iyi yer neresi?
Amsterdam'da bisiklet kiralamak için 'MacBike' ve 'Yellow Bike' gibi güvenilir kiralama şirketlerini tercih edebilirsiniz. Şehirde bisiklet sürmek, yerleri keşfetmenin en keyifli yollarından biridir.
Amsterdam'da hangi müzeleri ziyaret etmeliyim?
Amsterdam'da Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi ve Stedelijk Müzesi gibi önemli müzeleri ziyaret etmelisiniz. Bu müzeler, sanat ve tarih açısından zengin koleksiyonlara sahiptir.